Ekspresyonizm nedir?

0
393
Ekspresyonizm
Ekspresyonizm

Ekspresyonizm 1911’de Wilhelm Worringer tarafından kullanılan ekspresyonizm deyimi ilk
kez “Blue Reiter” adlı sergide ortaya çıkmıştır. Çağın teknik gelişimi, makineleşme,
politik çalkantılar ve ekonomik bunalımın yarattığı kaos, sanatçının da içinde
bulunduğu çelişkileri, insanlığın tepki ve huzursuzluklarını yansıtmıştır.

Ekspresyonizm akımı dışavurumcu bir tutum sergileyerek sert, şiddetli,
çarpıcı ve bazen iyimser olmayan bir tavırla ve sanatçının kendine has ifade tarzıyla
dışarıya aksettirdiği, insan doğasının derinlerinde, bilinçaltında oluşan olguların
aktarımına yer vermiştir.

Ekspresyonizm
Ekspresyonizm

Akım; duyumsal algıyı ve dış gerçekliği olağanca netliğiyle yansıtmayı
reddedip, sanatçının bireysel davranış ve düşünce biçimleriyle fiziki dünyayı
deforme etmiş, onu kendi ruhsal durumu ile farklı bir ifadeye büründürmüştür.
Ekspresyonist sanatçılar biçimleri çarpıtmış ve basitleştirmiş, gerçeklik dışına
çıkarak şekilsel anlatıma dayalı bir doğa algısını reddetmişlerdir. Sanatçıların
yapıtlarında genellikle ruh durumları betimlenmekte bu ise kimi zaman renk kimi
zaman biçim ağırlıklı yapılmaktadır.

Ekspresyonist anlayışın içinde yer alan en önemli sanatçılardan biri E.
Munch’tur. “Munch’un yapıtları kara düşüncelere dalan bir ruh, bir insanın
toplumdaki uyum güçlüğü ve bunun yansımalarıyla, kederli yaşamının kırık
duygularını uyandırır. En ünlü ve tipik yapıtlarından biri olan “Çığlık” (Haykırış),
Ekspresyonizmin bütün şiirini üzerinde toplamaktadır.

Bu tabloda doğa, deniz, uzaktaki tepecik, sahil ve parmaklık son derece yalın
bir şekilde gösterilmiştir. Haykırış yüzde biçimlenerek görünmeyen ses dalgaları
tarafından bütün tabloya yayılıyor. Haykıran figürün cinsiyeti belli değil, ancak
çukura kaçmış gözleri, kemikli çıkık çenesi, çökük yanakları bir ölü kafatasını
andırmakta. Resimdeki bütün çizgiler ve dekorlar başa doğru toplanarak bu haykırışa
katılmaktadır”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here