Dünya’da Yaşanmış Salgın Ve Virüsler

0
193
  • Tarihte geçmişten günümüze kadar yaşanan birçok ölümcül salgın olmuştur. Bu salgınlarda birçok kişi hayatını kaybetmiş, bir o kadar kişi de hayatlarını acı ve ızdırap içerisinde geçirmek zorunda kalmıştır. Bu yazımızda bugüne kadar görülmüş ve insanların birçoğunun yaşamlarına mal olmuş olan büyük salgınları ele alacağız.

1. ANTONİNUS VEBASI (GALEN SALGINI)

Bu salgın milattan sonra 165-180 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nda ortaya çıkmıştır. Dünyanın büyük salgınlarından biridir. Daha önceleri Atina’da bir salgın görülse de Antoninus vebası dünyanın ilk büyük salgınlarından birisi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu vebanın ortaya çıkma sebebi Romalı askerlerin Doğu seferinden dönerken bu vebaya yakalandıkları ve hastalığı Roma’da yaydıklarıdır. Günde 2000 kişinin ölmesine sebep olan bu virüsün günümüzde çiçek hastalığı ya da kızamık olduğu düşünülmüş ama gerçek sebebi hiçbir zaman bilinememiştir.

2.JÜSTİNYEN VEBASI

 

KARA VEBA

Jüstinyen vebası 541 yılında Avrupa’da başlayan önce Mısır’a oradan Suriye’ye oradan Filistin’e ve Oradan da Anadolu’ya ulaşan vebadır. İsmine Justinyen denmesinin muhtemel sebebi Anadolu’nun ardından da vebanın Konstantinopolis’e yayılmasıdır ve o dönem bir payitaht olan Konstantinapol’de imparator olarak Jüstinyen bulunmaktadır. Veba Konstantinopolis’e ulaştığında İmparator Jüstinyen, Konstantinopolis’e giriş çıkışları  kapatmış olmasına rağmen hastalık askerlerin şehre getirdiği malzemeler arasında yer alan fareler yoluyla girmiştir.

Bu veba mikrobu farelerin türleri arasında saklanan ve bir milimetreden küçük ‘Xenopsylla’ isimli uçucu bir böceğin  midesinde ‘Pasteurella Pestie’ isimli ölümcül olan bakteridir. Bu böcekler uçtukları için çevredeki diğer farelerin tüyleri arasına yerleşerek hızla üremişlerdir.

Bu insanları öldürme şekli insanların üzerine konarak insanları ısıran veba mikrobunu aktaran böcekler vasıtasıyla olmuştur. veba mikrobu bulaşan insanlarsa birkaç gün içerisinde ölmüştür.

Veba Bir de bir hafta içerisinde yayıldı ve ölümler başladı. Saray ve çevresi askerlerce karantinaya alındı. İlk zamanlar günde birkaç yüz kişi ölürken kısa sürede bu sayı binlere ulaştı ve şehirdeki mezar sayıları dolunca cesetler denize atılmaya başlandı.

Hastalık normal olarak devam etti ve zamanla kendiliğinden yok oldu ama o zamana kadar dönemin metropolünün Yani en kalabalık şehirlerinden birisi olan Konstantinopol’ün nüfusunun % 40’ını yok etti. Salgın yüzünden işgücü ve asker kaybeden Bizans zayıfladı ve saldırılara açık hale geldi ve bu durum Avrupa ve hatta dünya tarihinin kökten değişmesine zemin hazırladı.

3.KARA VEBA

Kara veba 14.yüzyılda 1346-1353 yılları arasında ortaya çıkan Kara Veba salgını birçok kişinin ölümle sonuçlandığı nadir salgınlardan birisi olmaktadır. Asyanın güneybatı açıklarında meydana gelerek başlayan kara ölüm 1340’lı yılların sonlarında Avrupa’ya ulaşmıştır.

Salgına ‘Yersinia Pestis’ adı verilen bir bakterinin yol açtığı düşünülmektedir. Çin ve Orta Asya’dan başlayan veba, 1347’de Kırım’da bir Ceneviz ticaret merkezini kuşatan Moğol ordusunun vebalı cesetleri mancınıkla kentin içine atmasıyla Avrupa’ya taşındı.

Kara Ölüm’ün Avrupa’nın nüfusu üzerinde büyük bir etkisi olmuş ve Avrupa’nın sosyal temellerini değiştirmiştir. 14. yüzyılda bu salgına “Büyük Ölüm” dense de, daha sonraki yıllarda “Kara Ölüm & Kara Veba” olarak tanımlanmıştır. Bunun sebebi de, genel inanca göre, bu hastalık sonucunda deri altı kanamalar yüzünden derinin siyaha dönüşmesinden kaynaklanmıştır.

14. Yüzyılda Kara Ölümün ortalama aldığı can sayısı Avrupa nüfusunun %40 ile %60’ı arasında olduğu düşünülüyor. Bu da ortalama 200 milyon kişi anlamına gelir.

4. SU ÇİÇEĞİ SALGINI(AMERİKAN)

Avrupalılar 15 yüzyılda yeni dünya diye adlandırılan Amerika kıtasını keşfettiler. Bu kaşifler beraberinde getirdikleri virüs ve bakterileri daha önce bu virüs ve bakteriler ile hiç tanışmamış olan yerlilere bulaştırdılar.

Su çiçeği hastalığı zaten Avrupa’nın 1/3 nüfusunu yok etmişti. Fakat Avrupalıların bağışıklık sistemi su çiçeğine karşı direnç kazanmış su çiçeği ölümleri Avrupa’da azalmıştı. Amerikan yerlilerinin ise bu virüse karşı bağışıklığa sahip olmadığından hayatta kalmak için hiçbir şansları yoktu. Bu yüzden Amerika’da Milyonlarca insan öldü ve o dönem yerli nüfusun % 90’ı yok oldu. Yani bu durum Avrupalıların Amerika Kıtası’nı kolonileştirmesini son derece kolaylaştırdı

 Bu durum 19. yüzyılın başına kadar her 2 Amerikan yerlisinden biri Avrupa’dan gelen hastalıklar yüzünden öldü.

5.COCOLİZTLİ SALGINLARI

Cocoliztli salgını yüksek kanamalı ateş salgını olarak da bilinen Yeni İspanya olarak da bilinen günümüz Meksika sınırları içerisinde 16.cı yüzyıl ortalarında meydana gelen bir kaç çeşit hastalıkla kendini mutasyona uğratıp tehlike boyutunu çok riskli durumlara çıkaran ve ölümcül bir hal alan Tifo benzeri bir bağırsak bakteri türü olan ‘Salmonella’ dan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Cocoliztli salgını bilinen adıyla yüksek kanamalı ateş salgını 1520-1570 yılları arasında süregelmiştir ve ortalama 15 milyon Aztekli’nin hayatına mal olmuştur. Bu kadar ölümün ardından dünya üzerinde ölümcül salgın olarak anılmaktadır.

6.YEDİ KOLERA SALGINI

Bilinen insanlık tarihinde 7 büyük kolera salgını yaşanmıştır ancak Bunlardan en ölümcül olanı üçüncüsü olan 1850-1860 yılları arasında meydana gelen salgındır. Kolera hastalığının bulaşma yolu kirletilmiş içme sularıdır. Fakat bu durum 3. salgına kadar anlaşılamamıştır.

  İnsan atıkları uzun süre boyunca içme ve kullanma su kaynaklarına döküldü. Bu içme ve kullanma sularının en bilinen akarsuyu Hindistan’da bulunan Ganj Nehri’dir. Ganj Nehri, bugün bile dünyadaki en  kirli nehirler arasında yer alır . Ganj Nehri’nin 100 mililitresinde 1.1 milyar dışkı bakterisi bulunmaktadır. Bu insanoğlunun karşılaşabileceği en kirli sudan 500.000 kat daha fazladır.

 Hindulara göre bu nehrin kutsal olması onların hem bu nehirde yıkanmalarına hem cesetlerin yakılan küllerini savurmasına hem de o sudan içmesine ağırlık vermesi bu salgını daha da arttırmıştır. 

 19. yy başında büyük salgın önce bütün Hindistan’ı oradan Afganistan’ı ve oradan Rusya’yı bulmuştur. Resmi kayıtlara göre sadece Rusya’da bir sebep olmuştur Avrupa ve Afrika’ya ve son olarak da Amerika’ya ulaşmıştır.

7.ÇİN VEBASI

Çin Vebası olarak adlandırılan bu salgın Hindistan’da ve Çin’de meydana gelen salgın hastalığa verilen isimdir.

1855-1859 yılları arasında meydana gelmiş ve 4 yıl gibi bir süre salgın devam etmiş olup 12 milyondan fazla kişinin can kaybına neden olmuştur. Çin Vebası Jüstinyen Vebası ve Avrupa’nın Kara Vebası ardından ‘Üçüncü Veba’ olarak da günümüzde adlandırılıyor.

Salgının bıraktığı etkiler 100 yıl kadar (1 Asır) kadar süren salgın Amerika kıtasına Uzakdoğu’dan gelen gemilerdeki farelerle taşındığı düşünülüyor.

Daha önceki vebalardan farklı olarak ilerlemiş olan tıp bilimi bu hastalığın incelenmesine ve tedavi edici ilaçlar oluşturulmasına imkan sağladı. Bunların başında da antibiyotikler geldi ve virüsü yenmeyi başardı. Virüs Dünyada ölümcül hastalık ve salgınları listesinde yerini almaktadır.

8.LEKELİ HUMMA (TİFÜS SALGINI)

1.Dünya savaşı sırasında Osmanlı Devleti sadece diğer ülkelerle ve devletlerle değil aynı zamanda salgın hastalıklarla da savaş halindeydi.

O zamanların durumlarına göre savaş zamanı kişisel temizliğe önem verilmediği için salgın hastalık bitler yoluyla insanlar arasında hızla yayılıyordu. Binlerce kişi bu bitlerle bulaşan tifüs virüsü yüzünden hayatlarını kaybetmeye başladı. Özellikle savaşın yorgun olduğu Kafkas bölgesinde bu tifüs yüzünden çok yoğun can kayıplarının yaşandığı belirtiliyor.Her ne kadar devlet en kısa zamanda tifüs için önlem almaya çalışsa da susuzluk ve durum buna engel oluyordu. Hastalığın ciddiyeti nedeniyle bütün mülki amirlerin teyakkuza geçirildiği bu yıllarda, bitlerin imhası için imkânlar dâhilinde fırınlardan, tandırlardan, buğu sandıklarından, kükürt odalarından yararlanılma yoluna gidilmiştir. Hatta çoğunluğu sağlık görevlisi olmak üzere birçok kişiye, tifüse karşı kısıtlı şartlar altında hazırlanan aşılardan uygulanmıştır. Savaşın sonuna gelindiğinde tifüs mücadelesinde önemli bir mesafe kaydedilmiş olmakla birlikte bu durum o yıllarda yaşanan felaketin acılarını küllendirmeye yetmemiştir.

9.İSPANYOL GRİBİ(İSPANYOL NEZLESİ)

1918 1920 yılları arasında baş göstermiş 500 milyondan fazla insana bulaşmış bugün domuz gribi olarak da bilinen  H1N1 virüsünün alt grubu olan influenzanın neden olduğu bu salgın hastalık dünyada ortalama 75 milyon Sağlıklı insanın ölümüne sebep olmuştur. Bu sayı I.ve II. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden insanların sayısından misli ile fazladır. Bu hastalığın farklı tarafı kişinin bağışıklık sistemi ne kadar güçlü ise o kadar bünye de o kadar yüksek ateşin görülmesi idi.

 İspanyol Gribi dünyanın başına gelmiş en büyük virütik felaketlerden birisidir. Salgın adından sanıldığı gibi İspanya’da başlamamış olup I. Dünya Savaşı’na katılmayan tek Avrupa ülkesinin İspanya olması ve dolayısıyla diğer ülkelerde sansür varken İspanya’da sansür olmadığı için bu virüsü bu salgını basında dillendirmesinden kaynaklanmaktadır. 

10.ASYA GİRİBİ(1947)

 

6- Asya gribi (1957-1958)<br /> &nbsp;

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here