AKCİĞER KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ

0
1262
akciger-kanseri-
akciger-kanseri-

Akciğer kanseri gelişiminde birden çok faktör rol oynar.
Sigara: Akciğer kanseri önlenebilir bir hastalıktır çünkü hastaların %85-90‘ında doğrudan tütün maruziyeti vardır. Sigara dumanında 4000‘den fazla kimyasal madde bulunur, bunların 50‘den fazlası insan ve hayvanlar için kanserojendir. Sigaranın yanında puro içimi de akciğer kanseri gelişimi için risk faktörüdür (8). Tütün maruziyeti ile akciğer kanseri gelişmesi arasında dozcevap ilişkisi mevcuttur.

Sigaraya başlama yaşı, içilen sigara miktarı (paket/yıl sayısı) akciğer kanseri gelişme olasılığını etkileyen faktörlerdir. Sigaraya başlama yaşı DNA addüksiyonu ile ters orantılıdır (9). Sigaraya ne kadar erken başlanırsa akciğer hasarı o kadar çok olur. Sigara içen bir kişinin akciğer kanserinden ölme riski hayatı boyunca hiç sigara içmemiş bir kişiden 15 kat daha fazladır (10). Akciğer kanser riski sigara bırakılması ile düşmeye başlar ancak asla hiç sigara içmemiş bir kişi ile aynı olmaz.

akciger_kanseri
akciger_kanseri

Küçük yaşlarda sigaraya başlayıp sürekli içen bir kişinin 75 yaşında görülebilecek bir akciğer kanseri kümülatif riski %15.9‘dur. Bu kişi 60,50,40 ve 30 yaşlarında sigarayı bıraktığında akciğer kanserinden ölümün kümülatif riski sırasıyla %9.9, %6.0, %3.0 ve %1.7‘e düşer (11). Yapılan meta-analizler evde veya işyerinde pasif olarak sigara dumanına maruz kalanlarda bile akciğer kanser gelişme riskinin µ oranında arttığını göstermiştir
(12,13). Avrupa‘da yapılan çok merkezli bir çalışma çocuklukta yoğun sigara dumanına
maruz kalmanın (saatlerce/gün) akciğer kanser riskini hiç sigara içmeyenlere göre 4 kat artırdığını ortaya koymuştur (14).

Benzer şekilde vaka-kontrol çalışmalarında da çocukluktaki pasif maruziyetin riski %47-125 artırdığı belirtilmektedir (15,16). Her yıl yaklaşık 3000 pasif içici akciğer kanserinden hayatını kaybetmektedir (17,18).
Radon gazı: Akciğer kanserinin sigaradan sonraki en önemli sebebi radon gazına maruziyettir.
akciger_kanseri
akciger_kanseri

Doğal bir radyoaktif gaz olan radon renksiz, kokusuz bir gazdır; toprak, kaya ve taşlardaki
uranyumdan açığa çıkar. Evlerin ve diğer binaların zemin katlarında radon gazı miktarı çoktur,
üst katlara çıkıldıkça bu miktar azalır. inşaatlarda kullanılan bazı malzemelerden de radon açığa
çıkar. Ev ve binalardaki radon konsantrasyonu şu faktörlere bağlıdır:

Akciğer Kanserinde Tedavi ve Bakım
a. Binanın inşa edildiği toprak zeminin yapısı
b. Kullanılan inşaat malzemelerinin yapısı
c. iklimsel şartlar ve basınç ilişkileri (yüzeyin altındaki hava ile binanın içi arasındaki basınç
farkları)
d. Mevsim (soğuk havalarda daha yüksek miktarlar açığa çıkar)

Radon gazının inhalasyonu bronşlardaki muköz membranların yüksek seviyede alfa radyasyona maruz kalmasına neden olur, böylece bronş epitel hücrelerinde DNA hasarı yaparak neoplazi oluşumuna yol açar. Çok merkezli bir çalışmada radon gazının akciğer kanserlerinin %9‘undan sorumlu olduğu yayınlanmıştır (19).

akciger_kanseri
akciger_kanseri
Radon gazı tek başına akciger kanseri için risk faktörü oluştursa da sigara birlikteliğinde bu risk daha da fazladır.
Asbest: Asbest ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere dayanıklı lifli yapıda kanserojen bir
mineraldir. 3.000′ den fazla kullanım alanı olan asbestten, özellikle gemi, uçak, otomobil
sanayiinde, makine konstrüksiyonlarında yağlayıcı madde ve sızdırmazlık elemanı olarak, inşaat sektöründe, ısı ve ses izolasyonunda yaygın olarak yararlanılmıştır. Asbest kimyasal olarak silika bileşikleridir. iki ana gruba ayrılır: Serpentin ve amfibol.

Serpentin grup krizotil mineralini içerir, uzun ve kıvrık liflidir. Sanayide kullanılan ürünler bu minerali içerir. Amfibol asbest ise aktinolit, tremolit, antofilit, krokidolit ve amozit minerallerini içerir. Amfibol asbest iğne şeklinde, kolay kırılabilir, düz liflere sahiptir.
Türkiye asbest mineralleri açısından oldukça zengin bölgelere sahiptir. Bu bölgeler arasında
Antakya, Sivas, Erzincan, Bursa, Eskişehir, Yozgat, büyük mineral depoları olarak bilinmektedir. Bunlara ilaveten izmir, Çanakkale, Konya, Kayseri, Çorum, Çankırı, Adana ve Diyarbakır’ın kırsal yöreleri çevresel kökenli asbestle ilgili daha küçük mineral depoları olarak bilinir (20).

Özellikle, Kapadokya bölgesindeki Karain, Tuzköy ve Sarıhıdır köylerinde ise çevresel olarak diğer bir kuvvetli karsinojen özelliği olan mineral, erionit, maruziyeti mevcuttur (21). Çevresel ve mesleksel olarak asbeste maruz kalma, akciger karsinomalı ve malign mezotelyomalı hastalardaki ras onkogen mutasyonları ile ilişkilendirilmiştir (22,23).
Mesleksel maruziyet: Uranyum maden işçilerinde radon gazı maruziyeti çok yüksek dozda
olduğu için akciger kanser riski artmıştır. Diğer mesleksel sebepler arasında arsenik, asbestos, klorometil eter, nikel, polisiklik aromatik hidrokarbonlar, krom sayılabilir (24).

 Arsenik; maden ve kaynak işçilerinde, böcek öldürücü yapım ve kullanımında, petrokimya
işçilerinde,
 Klorometileter; tekstil ve boya sanayi işçilerinde, ev izolasyonu malzemeleri yapım ve kullanımında,
 Nikel; nikel rafineri ve kaynak işçilerinde,
 Polisiklik aromatik hidrokarbonlar; formaldehit kimya endüstrisi ve lastik imalat işçilerinde,
fotoğrafçılık, kozmetik sanayi çalışanlarında,
 Krom; çamaşır suyu üretimi, cam-seramik işçilerinde, basın endüstrisi ve batarya işçilerinde, itfaiyecilerde riski artırmaktadır.

Hava kirliliği: Yapılan çalışmalar yoğun bir şekilde dizel egzoz maruziyetinde de akciğer kanser riskinin arttığını göstermiştir (25,26). Trafik dumanlarına maruziyet özellikle nitrojen oksitlere yoğun olarak maruz kalmaya neden olarak akciğer kanser riskini arttırırlar (27). Evlerde ısınmak ya da yemek pişirmek için kullanılan odun veya kömür sobaları veya şömineler de özellikle kadınlarda akciger kanser riskinin artmasına neden olur (28).

Aile öyküsü: Sigaradan bağımsız olarak birinci derece akrabada akciğer kanser varlığı riski 2 kat arttırmaktadır (29). Eğer birinci dereceden akraba <60 yaş iken tanı aldıysa o zaman bu risk 5 kat artmaktadır (30). Bu durumu açıklarken genetik yatkınlığın yanında, aynı alışkanlıkların (sigara  Akciger Kanserinden Korunma 15
vb.) olması, aynı yerde benzer karsinojen maruziyetinin de bulunması göz önünde bulundurulmalıdır.

Önceden başka kanser tedavi öyküsü: Yapılan çalışmalar Hodgkin lenfoma tedavisinin akciğerkanser riskini 2.6-7 kat (31), Non-Hodgkin lenfoma tedavisinin ise 1.1-2.3 kat arttırdığını göstermiştir.

Diğer faktörler: Chlamydia pneumonia antikoru olanlarda (33), SLE birlikteliğinde (34),
Klinefelter sendromunda (35), H.Pylori varlığında (36) akciğer kanser riskinin arttığına yönelik çalışmalar mevcuttur. Tüberküloz, bronşektazi, pnömoni, abse, pulmoner emboli, intersisyel akciğer hastalıkları gibi akciğerde skatris bırakan hastalıklarda, skar dokusunun kanser değişimine zemin oluşturduğu ve akciğer tüberkülozu geçiren olgularda kanser gelişme riskinin 8 kat fazla olduğu belirtilmektedir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here